11 Aralık 2013 Çarşamba

DÜĞÜN DERNEK...

Aylardır sabırsızca beklediğimiz Düğün Dernek geçtiğimiz cuma gösterime girdi ve ben de hastalık, düğün, ıvır zıvır derken ancak bugün gidebildim. Film başlamadan önce yayınlanan ve insanı ruh hastası eden reklamlar yirmi beşinci dakikasına girmişti ki, tam sinir sahibi olacakken bizim çocuklar imdadımıza yetişti, ne sinir ne keder, bildiğin bir çok sahnede bağıra bağıra güldüm... Evet bağıra bağıra gülüyorsunuz,  bu adamların bugüne kadar yaptıkları tüm işler böyle olmuştu, Düğün Dernekte de böyle oldu...

Bu kusursuz ekibi önce "Çalgı Çengi" sayesinde tanıdık. Çalgı Çengi ile yıllardır ülkenin en sağlam komedi filmini yapmış fakat gerek parasızlık gerek reklamsızlık derken hak ettiği değerin onda birini bile alamamış bu müthiş ekip yine yayında sadece on üç bölüm kalan "Üsküdar'a Giderken" ile reytinge kurban gitmiş, işler tam da bitti dediğimiz esnada tam otuz dokuz bölüm yayınlanan  "İşler Güçler" ile sonunda hak ettiği değeri az da olsa almayı başarmışlardı. Artık bunun üstüne ne yapsalar zaten ciddi bir izleyici kitlesi onları yalnız bırakmayacaktı ve nihayetinde sinemada zar zor yer bulabileceğimiz bir duruma geldik, işte beni ziyadesiyle sevindiren olay da budur, bu çocuklar hak ediyor arkadaş... Filme gelecek olursak;

Öncelikle filmin bulunduğu mekan, kullanılan şive ve espriler o coğrafyanın insanı olarak beni çok mutlu etti ve bu sayede daha çok güldüm, çünkü benim yıllardır duyduğum ağız, komedi olarak karşıma gelmişti. Tipler hep bizim oranın tiplemeleri, teyzeleri, amcaları, halay bile ( ki detay vermek istemiyorum, o sahnede cidden gülme sekansı arttı ) birebir aynı olunca haliyle daha çok etkileniyorsunuz. Sağ olsun Selçuk Aydemir kendi de Sivaslı olduğundan bu yörede film çekmek istemiş ve tam bir Sivas-Tokat filmi yapmış. Film Sivas da geçiyor fakat genel anlamda bir kaç ili kapsayan ve o yörelere özgü espri anlayışı filme çok güzel yerleştirilmiş.

Çok ahım şahım bir konusu olmasa da ( Çalgı Çengi için bunu söylemek mümkün değil mesela, konu ilk sefer için gayet başarılıydı), çok samimi ve sıcak bir köy ve aile havası içerisinde geçiyor film ( son yıllarda hangi Türk filminde konu esas alınmıştır diyeceksiniz ama Selçuk Aydemir ve bizim ekip olunca biraz daha fazla beklenti içinde olunabiliniyor). Bunun dışında ne güzel oyunculuklardı o öyle,  Ahmet Kural yine döktürüyor, mimikler olsun, ses tonlamaları olsun bu adam bambaşka, tek kelimeyle müthiş. Rasim Öztekin için fazla söze gerek bile yok, yılların deneyimiyle o da çok başarılıydı. Bunlar bildiklerimiz fakat benim filmde oyunculuk olarak dikkatimi çeken iki kişi daha vardı. İlki cidden oyunculuğunu çok beğendiğim muallim Saffet rolündeki Barış Yıldız'dı. Yer yer çok ince ve güzel espriler ile filme çok büyük katkı yaptı. İkinci ise bu ikilide benim favorim olan fakat bu filmde hem karakter olarak hem de oyunculuk olarak pek de ileriye gidememiş olan Murat Cemcir'dir. Filmde benim açımdan hayal kırıklığıdır, Nerede Çalgı Çengi'nin Salih'i, Üsküdar'a Giderken'in Oğuz'u nerede Düğün Dernek Çetin, ben beğenmedim kendisini, belki tipi çok açmamıştır diyeceğim ama niyeyse karakter de çok oturmamış üstüne, neyse sağlık olsun, o kadar da olsun artık diyelim, krediniz neredeyse sonsuz arkadaşlar...

Bu arkadaşlar cidden güzel bir ivme yakaladır ve ben burada Selçuk Aydemir, Ahmet Kural, Murat Cemcir, Şinasi Yurtseven...... gibi oyuncuların Yeşilçam'daki Ertem Eğilmez ruhunu yakaladıklarına inanıyorum ve bu ekip bu yüzden çok başarılı işlere imza atıyor ve atmaya da devam edecek.



Son olarak eğer yer bulabilirseniz muhakkak gidip izleyin ve cidden gülün....