Brenna Maccrimmon'u ilk dinlediğimde kendisinin türk olmadığını anlayamadan ( ki farketmek zor olabiliyor), sesinin güzel ve bir o kadar da etkileyici olması dikkatimi çekmişti. Daha sonra aslen kanadalı olup, tam bir balkan müziği ve dilleri hayranı olduğunu öğrendim ve bu derece güzel türkçe konuşup, bu kadar tatlı bir sesle birçok türkümüzü söylediğini öğrendiğimde de kendisinin hayranı oldum.Aynı zamanda Baba Zula ile bir çok eseri seslendirmiştir ki Fatih Akın'ın yönettiği İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek adlı filmde de söylediği ve anonim bir eser olan Ben Bir Martı Olsam benim çok sevdiğim parçalarından biridir.
1980'lerin başlarında etnik müzikoloji dersleri alırken yerel türk müzisyenlerle tanışıyor ve onlardan bağlama bile öğreniyor, zaten türk müziğine olan ilgisi de bu dönemde başlıyor. Tüm bunların yanı sıra çok sempatik, alçakgönüllü, şirin bir hanımefendidir kendisi. Kendisinden bol bol trakya yöresine ait parçalar dinlemek mümkündür öyleki Elveda Rumeli dizisinin bir çok parçası da Brenna Hanım'dan. Konuyu bitirirken şu aralar sık sık dinlediğim parçasını da sizinle paylaşayım, gözlerinizi kapatıp Brenna Maccrimmon'ın güzel sesine bırakın kendinizi.
beni bu güzel sesle tanıştırdığınız için teşekkürler..
YanıtlaSil