22 Ekim 2013 Salı

Kürk Mantolu Madonna

Evinizin kitaplığına şöyle bir baktığınızda okunmuşlar, en kısa sürede okunacaklar, belki okurum diye alınıp ama sittin sene okunmayacak olan kitaplar, bir de hakkında sürekli iyi duyumlar aldığınız ama okumayı sürekli ertelediğiniz, kendi kendinize söz verseniz de uzunca bir zaman okuyamadığınız eserler vardır. İşte Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sı benim için öyle bir kitaptır. Rafta ne zaman göz göze gelsek içim hep sızladı ve hafif bir vicdan azabı ile söz şunu bitireyim seni de okuyacağım dedim durdum ve nihayet bu şahane eseri bir çırpıda okudum. Keşke bu kadar gecikmeseymişim, aslında bu kitabı okumayan bir ben kaldığımdan bu bir tavsiye değil, böyle değerli yazarların başyapıt eserleri pek bekletmeye gelmiyormuş minvalinde bir ders olsun diyerekten yazıyorum.


Romana gelince, ana karakterimiz melankoli ve güvensizlik içerisindeki Raif Bey'dir, hem kendine hem de çevresine olan bu melankolikliği iş için gittiği Berlin'de de devam etmekteyken bir gün bir resim sergisinde karşılaştığı tablodaki bir bayan resmine olan hayranlığının her geçen gün artması ve tablodaki bayan (Maria Puder) ile tanışması ile gelişen olayların giderek derinleştiği bir hikayedir. Sabahattin Ali'nin harika anlatımı ve yalın dili ile akıp gitmesi de cabasıdır. Bu anlatımın kusursuzluğu sayesinde Raif Bey'in melankolikliği de güvensizliği de özlemleri de hayalleri de aşkı da size ait, sizin duygularınız ve bunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
İlk başlarda Maria Puder'in hayata ve Raif Bey'in aşkına karşı nihilizmi beni hafiften gıcık etmedi değil ama kitabın sonunda insanın burnunun direğini sızlatan, içini acıtan olaylar silsilesi sonrası Maria Puder'e haksızlık etiğimi anladım, fazla spolier içerikli yazmayayım diyorum ama utanmasam hikayeyi anlatacağım şimdi. Kitap biterken gözlerdeki nemlilik kaçınılmazdır, bir süre kendine gelememek de sanırım.






1 yorum:

  1. yazınız üzerine en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. zaten aklımdaydı, kitapçı raflarında sürekli gözüme ilişirdi ama nedense hiç almayı düşünmedim. sanırım hata etmişim :)

    YanıtlaSil